Anasayfa » Anksiyete (Kaygı Bozukluğu) Nedir? Anksiyete Belirtileri Nelerdir?

Anksiyete (Kaygı Bozukluğu) Nedir? Anksiyete Belirtileri Nelerdir?

tarafından Psikolog Faruk CESUR
anksiyete-nedir-kaygi-bozuklugu

Öncelikle anksiyete bozukluğu, toplumun %15 ila %20’sini etkileyen ciddi bir psikolojik rahatsızlıktır. Psikoloji biliminde anksiyete ismiyle adlandırılan kaygı, insanın kendini tehlikede hissettiği durumlarda devreye giren bir koruyucudur. Vücudumuza tetikte olması gerektiğini haber veren bir nevi sinyaldir diyebiliriz.

Esasında normal dozdaki kaygı, insanı tehlikeli durumlara karşı hazır tutar. Mesela dengeli bir kaygı sınava giren öğrenciye yardımcı olur. Önümüzden giden sürücünün tehlikeli manevraları karşısında ortaya çıkan kaygı durumu, bize ani hareketler yaparak kazadan korunma imkanı tanır. Günlük hayatta karşılaştığımız problemli durumlara karşı kaygılanmak, bize sorunlarla mücadele gücü verir ve hayati öneme sahip bir durumlarla yüzleşmek mecburiyetinde kaldığımızda hızlı karar verebilme imkanı verir.

anksiyete

Anksiyete, olur olmaz her durumda yaşanan kaygı bozukluğu halidir diyebiliriz.

Fakat anksiyete, kaygılanmayı gerektirecek bir durum yokken de kaygılanmak anlamına gelir. Anksiyete bozukluğu, uzun süreli ve çok güçlü bir kaygılanma durumu olarak karşımıza çıkar. Böyle durumlarda hayatın normal akışının sürdürülebilmesi için tedavi şarttır.

Aslında anksiyete bozukluğuna sahip kimseler çoğu zaman yaşadıkları endişenin yersiz olduğunu bilirler ancak bununla baş edemez ve isteseler de sakinleşmeyi başaramazlar. Bu nedenle de kaygı bozukluğu yaşayan kimselerin hayatlarını sağlıklı bir halde sürdürebilmeleri için tedavi olmaları gerekir.

Anksiyete (Kaygı Bozukluğu) Belirtileri Nelerdir?

Özgüvenleri sarsılmıştır ve değersizlik hissi yaşarlar
Sosyal hayatları zayıftır, başkaları ile konuşmak istemezler, toplum içinde konuşmaktan ve yemek yemekten çekinirler
Sürekli olarak gergindirler ve bu kaygılı halleri kolaylıkla gözlemlenebilir
Sıklıkla kas ağrıları yaşarlar (Gerilmekten kaynaklı olarak)
Nefes alıp verişleri düzensizdir, hızlı nefes alıp verirler
En küçük bir olumsuzluk karşısında gerilirler, titremeye veya sallanmaya başlarlar
Yaptıkları işe odaklanamazlar
Umutsuzluk en çok hissettikleri duygulardan biridir ve ağlamaklı bir halleri vardır
Uykusuzluk problemi yaşarlar ve çok çabuk yorulurlar
Yaşadıkları olayları anımsamakta zorlanırlar
Hep negatif düşünürler ve üzücü durumlara yoğunlaşırlar

Anksiyetenin temelleri genellikle çocukluk döneminde atılır. Yaşanan travmatik bir olay karşısında uyarılan beyindeki korku merkezi, normal düzeydeki stres durumunda bile harekete geçerek aşırı bir kaygılanma haline dönüşür. Bu nedenle çocuklarımızda yukarıda sıraladığımız belirtilerin bir tanesi bile gözlemlendiğinde, bir uzmandan yardım istemekte yarar vardır.

Anne-babası boşanan veya anne-babasından birini kaybeden
Öfke kontrolü yaşayan
Çocukluk döneminde şiddete maruz kalan veya cinsel istismara uğrayan
Yoğun stresin yaşandığı bir aile ortamında büyüyen
Kaza, doğal felaket, şiddet vb. olaylarına şahit olan kimselerde kaygı bozukluğu görünme ihtimali oldukça yüksektir.

Anksiyete (Kaygı Bozukluğu) Türleri Nelerdir?

Obsesif-Kompulsif Bozukluk;
İstem dışı oluşan düşünceler yüzünden korku ve panikle tekrarlanan takıntılı davranışlar olarak kendini gösterir. Tırnaklarını yer, ellerini sürekli yıkar, ocağın açık olup olmadığını, kapıyı kilitleyip kilitlemediğini kontrol eder durur. Zamanla kişiyi günlük hayatta yapacağı işlerden uzaklaştıran bu takıntılı durum, fiziksel ve ruhsal yorgunluğa neden olur.

Panik Atak;
Hayati bir durum olmadığı halde kişide güçlü bir endişe ve korku görülür. Panik atak yaşayan kimselerde kalp atışı ve nabız hızlanır. Kendine zarar geleceği, bayılacağı hissine kapılan kimsenin bu hali birkaç dakika veya birkaç saat sürebilir.

travma-sonrasi-stres-bozuklugu

Çocukluk travmaları, anksiyete bozukluğunun temelinde yatan önemli unsurlardan biridir.

Travma;
Travmatik bir olay yaşayan kişi, bu olayı tekraren gözlerinin önüne getirir ve olay anında yaşadığı korkuyu yeniden yaşar. Travmadan kaynaklı stres yaşayan kişide, uykusuzluk ve bedensel ağrılar görülür.

Genelleştirilmiş Kaygı Bozukluğu;
Kişinin olur olmaz her konuda tedirginlik ve kaygı yaşamasıdır. Doğal afet (özellikle deprem) olması, eve hırsız girmesi, sevdiği birini kaybedeceğini düşünmesi, kişinin devamlı huzursuz olmasına ve uykusuz kalmasına neden olur.

Agorafobi;
Kişinin tehlike anında yardım alamayacağı düşüncesiyle, kapalı alanlardan, toplu taşıma araçlarından, orman benzeri doğa ortamlarından uzak kalmak istemesi durumudur. Bu tür kişiler evlerini hastaneye yakın yerlerden tutmak isterler.

sosyal-fobi

Sosyal fobi, kişinin toplum içinde kendini rahat hissetmesine ve davranmasına engel olur.

Sosyal Fobi;
Kalabalık ortamlardan ve sosyal hayattan uzak kalma halidir. Bu rahatsızlığa sahip kimseler, küçük düşeceği korkusuyla toplum önünde konuşmak istemezler, kalabalık mekanlarda yemek yemezler, kendilerini sosyal hayattan soyutlarlar.

Anksiyete ile Nasıl Baş Edebiliriz?

Doğru nefes almak, insanın yaşadığı kaygı bozukluğundan kurtulmasına ve sakinleşmesine yardımcı olacak ilk şeydir. Bu nedenle doğru nefes almayı öğrenmek gerekir.
Anksiyete durumunda kişi bilinçaltından gelen bir dürtüyle kendini korumak gayesiyle öne eğilir. Kaygı bozukluğu yaşandığında vücudu dik tutmak ve ayağa kalkmak, vücudumuza her şeyin normal olduğu mesajını verecektir.
Yapılan araştırmalar, aşırı şeker tüketiminin anksiyeteyi tetiklediğini göstermektedir. Şekerden mümkün mertebe uzak durun, bol su tüketin ve proteinli gıdalar tüketin.
Anksiyete krizi yaşadığınızı fark ettiğiniz anda, kendinizi meşgul edecek bir faaliyette bulunun. Kitap okumak, film izlemek, yürüyüşe çıkmak, resim yapmak, bir şeyler karalamak, kaygılı halinizden uzaklaşmanıza yardımcı olabilir.
Geleceği düşünmekten vazgeçerek, içinde bulunduğunuz ana odaklanmaya çalışın.

Anksiyetenin Tedavisi

Anksiyete tedavisi için bir psikiyatrı başvurmak gerekir. Psikiyatr, yaşanan kaygı bozukluğunun türüne göre bir tedavi yöntemi belirleyecektir. Bu tedavi yöntemi bazen ilaçla tedavi, bazen de psikolojik terapi olabilir. Çeşitli depresanlar, anksiyeteye neden olan durumların giderilmesi için kullanılır. Bilişsel davranışçı terapi ve konuşma terapisi ile, kaygı bozukluğuna neden olan olumsuz düşüncelerin yerine olumlu düşünceleri koymayı öğrenmek mümkündür. Bu terapi ile anskiyeteye neden olan düşüncelerin köküne inilir ve problemin çözümü için kişiye farklı davranış kalıpları kazandırılır.

Benzer Yazılar

2 yorumlar

Güzellik ve Moda 19 Şubat 2020 - 08:28

Anksiyete’nin anlamını yeni öğreniyorum 🙂 Teşekkürler.

Cevapla
Behrem 21 Şubat 2020 - 14:06

Anksiyete bozukluğu özellikle gençlerde çok büyük bir sorun, bunun da en büyük sebeblerinden birisi olarak fast food tüketimi gösteriliyor.

Cevapla

Yorum Yap