sosyal medya öz güven
Sosyal Medya Öz Güvenimizi Nasıl Etkiliyor?
21/12/2025

Derealizasyon Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve Baş Etme Yolları

Yazar

Klinik Psikolog Faruk CESUR

Yayınlanma

22/01/2026

Bazen etrafınıza bakıp her şeyin “gerçek değilmiş gibi” geldiği, sanki bir camın arkasından izliyormuşsunuz hissine kapıldığınız olur. Sesler uzaktan geliyormuş gibi, renkler soluk ya da görüntü “film sahnesi” tadında olabilir. Tam da bu deneyimi tarif eden kavram derealizasyondur. Kulağa ürkütücü gelebilir; özellikle ilk yaşandığında “Bir şey mi oluyor?” endişesi çok anlaşılır.

Bu yazıda derealizasyonun ne olduğunu, hangi belirtilerle kendini gösterebileceğini, olası nedenlerini ve günlük hayatta işe yarayabilecek baş etme yollarını klinik bir çerçevede ele alacağım. Amaç, yaşadığınız deneyime bir isim koyabilmek ve kontrol hissinizi adım adım güçlendirebilmek.

Derealizasyon nedir?

Derealizasyon, kişinin çevresini olduğundan farklı algıladığı bir “gerçeklik hissi bozulması” deneyimidir. Çoğu insan bunu “dünya gerçek değil”, “her şey rüya gibi”, “sanki dekorun içindeyim” şeklinde anlatır. Önemli bir nokta şudur: Derealizasyonda kişi genellikle bunun bir algı değişimi olduğunun farkındadır; yani “Bu bana öyle geliyor ama biliyorum ki gerçeklik yerinde” diyebilir. Bu farkındalık, klinik açıdan değerli bir ayrımdır.

Derealizasyonu, beynin aşırı yük altında devreye soktuğu bir “koruma modu” gibi düşünebilirsiniz. Bir alarm sistemi gereğinden fazla hassaslaştığında, çevreyle aranıza ince bir mesafe koyar. Metaforla söylemek gerekirse: Sanki zihin, yoğun duyguyu taşımak için görüntünün kontrastını azaltır; siz de dünyayı “flu” hissedersiniz.

Derealizasyon ile depersonalizasyon aynı şey mi?

Sıklıkla birlikte görülürler ama aynı değildir:

  • Derealizasyon: Çevre yabancı/uzak/gerçek dışı gibi gelir.
    Örnek: Ofiste oturuyorsunuzdur ama masa, ışıklar, sesler “sahte” gibi görünür.
  • Depersonalizasyon (kişinin kendine yabancılaşması): Kişi kendisini yabancı hisseder.
    Örnek: Kendi sesinizi duyarken “Bu ben değilim” gibi bir gariplik olur; bedeniniz size uzak gelir.

Bu iki deneyim, özellikle anksiyete, panik atak, yoğun stres ve travma sonrası dönemde birbirini besleyebilir.

Derealizasyon belirtileri nelerdir?

Derealizasyonun belirtileri kişiden kişiye değişir. Yine de klinikte en sık duyduğumuz ifadeler şu başlıklarda toplanır:

  • Çevrenin rüya gibi, sisli ya da “cam arkasından” algılanması
  • Renklerin/seslerin uzak ya da yapay gelmesi
  • Mekânın “tanıdık ama yabancı” hissedilmesi (déjà vu gibi değil; daha çok yabancılaşma)
  • Zaman algısında bozulma: saniyeler uzuyor ya da saatler “hızlı akıyor” gibi
  • İnsan yüzlerinin tuhaf gelmesi, detayların aşırı fark edilmesi
  • Bedende eşlik eden belirtiler: baş dönmesi, sersemlik, uyuşma, çarpıntı (çoğu zaman kaygıyla bağlantılı)

Burada kritik nokta: Bu belirtiler genellikle “tek başına” gelmez; çoğu kişi aynı dönemde uykusuzluk, yoğun kaygı, tükenmişlik, panik belirtileri ya da travma tetiklenmesi yaşar.

Derealizasyon neden olur?

“Tek bir neden” demek zor. Derealizasyon çoğu zaman birden fazla etkenin birleşimiyle ortaya çıkar. Yine de bazı sık görülen zeminler var.

1) Anksiyete ve panik döngüsü

Anksiyete derealizasyon yapar mı? Evet, yapabilir. Özellikle panik atakta beden alarm verir: kalp hızlanır, nefes değişir, baş dönmesi olur. Zihin bu bedensel sinyalleri “tehlike” diye yorumladıkça, gerçeklik hissi daha da bozulabilir.

Gündelik örnek: Kalabalık bir AVM’de “Bir anda başım döndü, her şey uzaklaştı” hissi gelir. Kişi korkar, korktukça beden daha da uyarılır; derealizasyon artar.

2) Yoğun stres, uykusuzluk ve tükenmişlik

Uzun süre yüksek tempoda yaşamak, düzensiz uyku, fazla kafein, bedeni ve sinir sistemini “sürekli açık” tutar. Bir noktada zihin, sanki sigorta atar gibi algıyı değiştirir.

Gündelik örnek: Gece 3’te hâlâ ekrana bakıp sabah işe kalkıyorsanız, ertesi gün ışıklar “fazla parlak”, sesler “fazla sert” gelebilir.

3) Travma ve dissosiyatif (kopma) tepkiler

Derealizasyon, bazı kişilerde travmatik yaşantılar sonrası “kopma” tepkisinin bir parçası olabilir. Dissosiyasyon (zihnin aşırı stres altında bağlantıları geçici olarak zayıflatması) bazen kişinin hayatta kalma mekanizması gibi çalışır.

Bu bölümde şunu vurgulamak önemli: Travma geçmişi olan herkes derealizasyon yaşayacak diye bir kural yoktur; ama ilişkisi klinikte sık karşımıza çıkar.

4) Madde kullanımı ve bazı fiziksel durumlar

Bazı maddeler (özellikle esrar gibi) derealizasyonu tetikleyebilir ya da uzatabilir. Ayrıca tiroit bozuklukları, vestibüler problemler, migren, bazı nörolojik tablolar veya kullanılan ilaçlar da benzer algı değişimlerine eşlik edebilir. Bu nedenle, belirtiler yeni başladıysa ya da hızla arttıysa bir hekim değerlendirmesi de iyi bir güvenlik adımıdır.

Resmî ve güvenilir bir genel çerçeve için dissosiyatif bozukluklar hakkında bilgiye MedlinePlus üzerinden de bakabilirsiniz.

Derealizasyon tehlikeli midir?

Derealizasyon çoğu zaman “tehlikeli” olmaktan çok rahatsız edici ve korkutucu bir deneyimdir. İşin zor tarafı şu: Kişi bu hissi tehdit gibi algıladığında, kaygı artar; kaygı arttıkça derealizasyon da güçlenebilir. Yani sorun çoğu zaman deneyimin kendisinden ziyade, ona yüklenen anlam ve onunla kurulan mücadele biçimidir.

Yine de şu durumlarda profesyonel destek almak özellikle önemlidir:

  • Belirtiler uzun sürüyor ve günlük işlevselliği belirgin etkiliyorsa
  • Panik ataklar sıklaştıysa
  • Kendinize zarar verme düşünceleri eşlik ediyorsa
  • Gerçeklik değerlendirmesinde kayma (hedef dışı inançlar, yoğun kuşku, kontrol kaybı) belirginleşiyorsa
  • Madde kullanımıyla birlikte artış varsa

Derealizasyon nasıl geçer? (Baş etme yolları)

“Tamamen yok etmek” hedefi bazen ters etki yapar. Birçok kişide daha işe yarayan yaklaşım, derealizasyon geldiğinde bedeni regüle etmek, dikkati toprağa indirmek ve felaket yorumunu yumuşatmak olur.

Aşağıdaki öneriler, terapi yerine geçmez; ama çoğu kişi için günlük hayatta somut bir başlangıç sunar.

Derealizasyon anında ne yapılmalı? (5 adımlı kısa plan)

Derealizasyon
  1. İsim koyun: “Şu an derealizasyon yaşıyorum.”
    Bu cümle, deneyimi “tehdit” olmaktan çıkarıp “geçici bir belirti” olarak çerçeveler.
  2. Nefesi düzeltin (zorlamadan): 4 saniye burundan al, 6 saniye ver gibi yumuşak bir ritim deneyin.
    Aşırı derin nefes bazen baş dönmesini artırabilir; amaç sakin ve doğal akış.
  3. 5-4-3-2-1 tekniği:
    • 5 şey görün (renk, şekil)
    • 4 şeye dokunun (koltuk, kıyafet)
    • 3 ses duyun
    • 2 koku fark edin
    • 1 tat fark edin
      Bu, zihni “şimdi ve burada”ya çağırır.
  4. Bedene “ağırlık” verin: Ayaklarınızı yere bastırın, topuk-parmak ucu basınç değişimi yapın.
    Gündelik örnek: Market kuyruğunda bile ayak tabanınızın zemine temasını fark edebilirsiniz.
  5. Felaket cümlesini yakalayın: “Deliriyorum” gibi düşünceler gelirse, daha gerçekçi bir cümleyle değiştirin:
    “Bu his kaygıyla artıyor, genelde geçiyor. Şu an güvendeyim.”

Günlük düzeyde derealizasyonu azaltan alışkanlıklar

  • Uyku düzenini toparlamak: Her gün benzer saatlerde yat-kalk, ekranı azalt.
  • Kafein ve nikotini gözden geçirmek: Özellikle panik eğilimi varsa kafein derealizasyonu besleyebilir.
  • Düzenli hareket: 20–30 dakikalık yürüyüş bile sinir sistemini regüle eder.
  • Kan şekeri dalgalanmalarını azaltmak: Uzun açlık, çarpıntı ve baş dönmesi üzerinden kaygıyı artırabilir.
  • Tetikleyici içeriklere sınır koymak: Sürekli semptom aramak, forumlarda saatler geçirmek kaygıyı büyütebilir.

Burada “küçük ama sürdürülebilir” adımlar önemli. Bazen kişi “Hemen geçsin” diye kendini sıkıştırır; bu da sistemi daha çok gerer. Oysa hedef, sinir sistemine “Güvendeyiz” mesajını tekrar tekrar verebilmektir.

Derealizasyon tedavisi: Terapide neler işe yarar?

Derealizasyon tek başına bir tanı olabilir ya da başka bir durumun parçası olarak görülür. Terapi yaklaşımı, eşlik eden tabloya göre şekillenir. Sıklıkla kullanılan yaklaşımlar:

Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT)

BDT, “derealizasyon geldiğinde onu nasıl yorumluyorum ve ne yapıyorum?” döngüsünü hedefler. Felaketleştirme (“Kontrolü kaybedeceğim”) ve kaçınma davranışları (“Kalabalığa girmeyeyim”) çalışıldıkça belirtiler hafifleyebilir.

Travma odaklı yaklaşımlar

Travma ile ilişkili derealizasyonda, tetiklenmeleri anlamlandırmak ve güvenlik algısını yeniden kurmak kritik olur. Bu süreçte “stabilizasyon” (duygu düzenleme ve beden güvenliği) genellikle ilk basamaktır.

Mindfulness ve beden odaklı teknikler

Bazı kişiler için anda kalma pratikleri, beden duyumlarını güvenli biçimde fark etme ve “kaçma savaşma donma” tepkisini düzenleme, derealizasyonu azaltabilir. Burada doz önemli: Kimi danışanlarda aşırı içe dönük dikkat başlangıçta zorlayıcı olabilir; kişiye göre uyarlanır.

İçerik içinde bağlantı önerileri:

Ne zaman bir uzmana başvurmalı?

Derealizasyon, “tek başına” bile yaşam kalitesini düşürebilir. Şu sorular size yol gösterebilir:

  • Bu deneyim haftada birkaç kez mi oluyor, yoksa neredeyse her gün mü?
  • İş, okul, ilişki veya sosyal hayat belirgin etkileniyor mu?
  • “Ya bir daha geçmezse” korkusu hayatınızı daraltıyor mu?
  • Eşlik eden yoğun kaygı, travmatik anılar, çökkünlük var mı?

Bu soruların yanıtı “evet”e yaklaşıyorsa, klinik destek almak hem belirtileri hafifletir hem de altta yatan döngüyü anlamanızı sağlar.

Görsel önerileri (içerikle uyumlu)

  • “Camın arkasından şehre bakan bir kişi” illüstrasyonu: Derealizasyonun “uzak/flu” algısını sade biçimde anlatır.
  • “Sisli sokakta yürüyen, ayakları yere basan bir figür” görseli: Topraklanma (grounding) ve bedenle yeniden bağlantı temasını güçlendirir.

Başta söylediğim gibi, derealizasyon yaşamak çoğu zaman insanı telaşlandırır; çünkü gerçeklik hissi, zihnimizin en temel dayanaklarından biridir. Yine de bu deneyim çoğu kişide geçicidir ve doğru yaklaşımla belirgin biçimde azalabilir. Kendinizi zorlamak yerine, bedeninizin verdiği sinyalleri nazikçe dinlemek, uyku ve stres yükünü düzenlemek, derealizasyon geldiğinde “alarm”ı büyütmeden yönetebilmek önemlidir.

Eğer bu süreç sizi yalnızlaştırıyor ya da yaşam alanınızı daraltıyorsa, bir uzmandan destek almak “zayıflık” değil; sinir sisteminize daha iyi bakmanın bir yoludur. Derealizasyonla baş etmeyi öğrenmek, çoğu zaman önce güven duygusunu yeniden inşa etmekle başlar—küçük adımlarla, ama istikrarlı biçimde.

Derealizasyon nedir

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1. Derealizasyon nedir?

Derealizasyon, çevrenin gerçek dışı, rüya gibi veya uzak algılanmasıdır. Kişi çoğu zaman bunun bir algı değişimi olduğunun farkındadır. Genellikle stres ve kaygı arttığında belirginleşir.

2. Derealizasyon neden olur?

Sık nedenler arasında anksiyete/panik, yoğun stres, uykusuzluk ve travma sonrası dissosiyatif tepkiler yer alır. Bazı maddeler ve fiziksel durumlar da tetikleyebilir. Nedeni kişiye göre değişebileceği için bütüncül değerlendirme önemlidir.

3. Derealizasyon nasıl geçer?

Kısa vadede topraklanma teknikleri, nefesi düzenleme ve felaket yorumunu yumuşatma yardımcı olabilir. Orta-uzun vadede uyku düzeni, stres yönetimi ve gerekirse psikoterapi etkili olur. “Hemen yok olsun” baskısı bazen belirtileri artırabilir.

4. Panik atakta derealizasyon olur mu?

Evet, panik atak sırasında derealizasyon sık görülebilir. Bedenin alarm tepkisi (çarpıntı, baş dönmesi, nefes değişimi) arttıkça zihin çevreyi daha “yabancı” algılayabilir. Panik döngüsü çözüldükçe derealizasyon da genellikle azalır.

5. Derealizasyon tedavisi ne kadar sürer?

Süre, belirtilerin şiddetine, eşlik eden kaygı/ travma geçmişine ve yaşam koşullarına göre değişir. Bazı kişiler birkaç seansta belirgin rahatlama yaşarken, bazıları için daha yapılandırılmış bir süreç gerekebilir. En doğru plan, klinik değerlendirme ile belirlenir.

Diğer Yazılar